"Görüş, Duyuş, Söylem"



         " Felsefe bize akli yetilerimizle ulaşarak bizi sakinleştirmeyi amaçlar. Sanat ise kavramların bizi duyularımız aracılığıyla nasıl etkileyebileceğiyle ilgilenir. 

Sanat bizim bedensel, duyumsal varlıklar olduğumuzu ve bizimle zihinsel tartışmalara girmektense bize duygusal olarak dokunmanın daha akıllıca olduğu noktalar olacağını bilir"*

Sanat tartışmaz, sorgulamaz hissettirir, sezdirir, gösterir diyebiliriz. Felsefe de hep sorgular sanatın direk söyleyemediğini bizimle cesurca iletişim kurarak yapar. Öylesine, mış gibi bir şey yapmak değildir Sanat. Felsefi bir varoluş sancısıdır. 

Formun ötesinde bilinçsel düzeyde İzleyici ile bağ kurmaya çalışır. Bu da Sanatçının düşüncesi dışında izleyicilerin bunu hangi zihinsel süreçlerinden geçireceği artık İzleyicinin felsefi sürecine girer. Sanat kısaca felsefe yapmanın somut halidir. Biri olmadan öteki olmaz!  

Sanatçı Özlem Başer'in "Görüş, Duyuş, Söylem" adlı, ahşap ve demir malzemelerden oluşturulan eseri için söyledikleri bu farkındalığa bir alan açıyor:

"Formlar dış dünya ile iletişim kurmaktan öte içeride biriken imgelere odaklanır. Burada algı değil içe doğru yönelen farkındalık hali değer kazanır." 

Özlem Başer 


Alıntı:

* Hayat Okulu / Sakinlik / Artemis Yayınları

Sanat İlhamlı ⛬

Yorumlar

Yorum Gönder

Sanat İlhamlı Kalın!

ÖNE ÇIKANLAR

III- Kitap Sayfalarından Beyaz Perdeye

Genç Ressam Süleyman Erdoğan ile Söyleşi

SANATTA YARATICILIK

Sanat Eğitmeni Sezgi Çağdaş Sağ ile Söyleşi

İSTANBUL' DA ŞİFA BULMAK

Doğukan Çiğdem ile Söyleşi

İlham Veren Öğretmen: ŞEYMA AYDIN ELMAS

Şehrin Dokusu: Heykeller